Örümcek, ağ ve örnek | Kitap Haberi
Örümcek, ağ ve örnek
Bizde daha çok Hükümdar adlı romanıyla tanınan Gore Vidal'e bakılırsa, 1972'de yayımlanan Görünmez Kentler İtalo Calvino'
nun en güzel romanıdır: Yaşlı Moğol Kağanı Kubilay Kağan ile genç Venedikli gezgin Marco Polo bir bahçede oturmaktadırlar. Gün devrilmektedir. Kubilay Kağan, imparatorluğunun, kentlerinin ve kendisinin sonunun geldiğinin ayırdındadır. Marco Polo, imparatorluğu gezerken gördüğü kentlerin masallarını anlatmaya başlar. Kentler ve bellek, Kentler ve istek, Kentler ve
İşaretler,İnce Kentler, Tecimen Kentler, Kentler ve gözler, Kentler ve adlar, Kentler ve ölüler, Kentler ve gökyüzü, Süreduran Kentler, Gizli Kentler. Kubilay Kağan, çok geçmeden, bu düşlemsel yerlerin hepsinin, aslında aynı yer, tek bir kent olduğu sonucuna varır. Marco Polo nasıl gezmeden edemezse, Calvino da yazmadan edemez. Marco Polo kentten kente gezerken, o da kentler arasındaki ağlarını yazı ile örer: Kentleri, tek bir Kent kılar. Gore Vidal, 1974'te The New York Review of Books'da yayımlanan
"Calvino'nun Romanları" yazısını şu tümcelerle bitirir: "İtalo Calvino, son çeyrek yüzyıldır, çağdaşı olan Amerikalı ve İngiliz yazarları çok geride bırakmıştır. Onlar hala örümceklerin ağlarını örecekleri yeri arayadursunlar, Calvino ağın örüleceği yeri bulmakla kalmamış, her şeyin yapışıp yakalanacağı düşlemsel düzyazı ağları örmeyi öğrenmiştir."
Milan Kundera'yı olduğu gibi İtalo Calvino'
yu da, ilk kez 1970'lerin başlarında Aydın Emeç'in E Yayınları'ndan çıkan çevirileriyle tanıdık. Önce Ağaca Tüneyen Baron'la, ardından Sandık Müşahidi'yle (bu çeviri sonradan Can Yayınları'ndan Gözlemci adıyla çıktı.) O günlerden bu yana on beş kadar kitabı dilimize çevrildi Calvino'nun. Edebiyatın "saf"ının ve "has"ının ustası Calvino, artık, Türkiyeli okurun nerdeyse yapıtlarının tümünü okuma olanağı bulabileceği az yazardan biri.
Calvino, ilk başlarda, Hemingway ve Dos Passos'un gerçekçi öykülemelerine yatkınlık gösteren Cesare Pavese ve Elio Vittorini'nin izini sürer. Sonra Paris'e gider. Paris'te kendi sesini ya da seslerini yakalar, ama birkaç "Fransız virüsü" de kapar: Biraz Barthes ve göstergebilim, biraz (artık eski diyebileceğimiz) Yeni Roman. Bunların arasına "Borges virüsü" de karışır. Gore Vidal'in yalancısıyım, 1965'te yayımlanan Kozmokomik Öyküler'de, Calvino artık kuram ve kuramcıların yoldan çıkaramayacağı ve başka bir yazarla karşılaştırılamayacak kadar yetkin ve özgün bir yazardır. Ama gene de, bu kitaptaki "Uzayda Bir İşaret" adlı öykü, göstergebilime aşırı saygının tehlikeli sınırlarında gezinir.
Calvino, Kozmokomik Öyküler'in on iki kısa öyküsünde, evrenin, insanoğlunun, toplumun yaratılış düşlemlerini işler. Dünyayla yaşıt olan Qfwfq'nun ağzından sözcüklere dökülmüş bir çizgiromandır bu öyküler.
Önümüzdeki günlerde, Şemsa Gezgin ve Marta Bertolini'nin çevirisiyle Can Yayınları'ndan yayımlanacak olan Sıfır Zaman'da da, Calvino'nun yeni bir kozmos yarattığı Kozmokomik Öyküler'in, yeni hidrojen atomlarıyla uzayın kamburu üzerinde bilye oynayan, uzayda yanından kayarcasına geçip giden Ursula H'x adında bir küçük hanıma yetişip yetişemeyeceğini anlamak için dünyanın hesaplarını yapan ya da bir galaksinin kıyısında boşluğa ilk işareti, ilk harfi çizen kahramanı Qfwfq'nun serüvenleri sürer. Daha doğrusu, Kozmokomik Öyküler'in kalıptan kalıba giren kahramanı Qfwfq, 1967'de yayımlanmış olan Sıfır Zaman'da, uzayın ve zamanın içinde, güneş sistemlerinde ve jeolojik devirlerde dolaşırken yeni bir boyuta erişir. Paris'te, hücrelerarası bir ilişkiyle, Priscilla adında çilli bir kıza aşık olur. Kitabın daha sonraki bölümünde, Qfwfq gözden kaybolur ve Calvino, anlatıyı bir boyut daha öteye, mantık ve matematiğin dünyasına taşır. Bilimsel kavramları modern hayat ve edebiyata düşlemsel bir yoldan uygulayan Calvino, okurun aklını başından alır.
RADİKAL GAZETESİ
27.04.2001

CUMARTESİ günü saat beşte CNN TÜRK’teki Karalama Defteri’nin çekimi için Turgut Özakman’la Hürriyet’in yeni Ankara Bürosu’nda buluştum.




RSS
