Demokrasi Nedir?

Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları
Yazar : Alain Touraine
Çevirmen :Olcay Kunal
Kategori : Demokrasi
Basım tarihi:2000 / 1. Baskı
Kapak : Karton
Sayfa sayısı :303
Kağıt:3. Hamur
Ebat:13,5x21
ISBN:975363773X
Dil : Türkçe
Etiket fiyatı : 13.80 + %8 KDV = 15 TL
Kültür TV fiyatı 12.00 TL

 

 

Türk okurunun ilk kez "Modernliğin Eleştirisi" (YKY 1994, 1995) adlı kitabıyla tanıdığı Alain Touraine, bu kitabının devamı niteliğindeki "Demokrasi Nedir?"de can alıcı bir soruya yanıtlar sunuyor. Toplumbilim alanında birbirinden yetkin ürünler vererek adından övgüyle söz ettiren Touraine, "Demokrasinin Üç Boyutu", "Modern Demokratik Anlayışın Tarihi", "Demokratik Ekin", "Demokrasi ve Gelişme" başlıkları altında, açıklamalara sığmayan bir konu üzerine, birbiri ardına parantezler açıyor: "Demokrasi iki cephede savaşmalı: Bir yandan, yine en güçlülerin hizmetinde bir ideoloji olarak belirme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir; öte yandan adı canının istediğini yapan baskıcı bir iktidarın hizmetinde kullanılabilir. Bu kitabın amacı, bu iki tehlikeye karşı savaşarak siyasal alanın yeniden kurulmasına ve demokratik düşüncelerin yeniden doğmasına yardım etmektir."

TADIMLIK

Gelişme ve demokrasi

Bu kesinleme, kendi içinde gelişmekte olan ülkelerle, kendi kendini geliştirme anlayışına karşı olan ülkelerde farklı biçimler alacaktır kuşkusuz. En "gelişmiş" ülkelerde bireyler, öbekler ya da azınlıklar özerkliklerini, ekonomik ve yönetimsel dizgenin baskıları karşısında daha kolay elde etmektedirler. Modernleşmenin ancak dışarıdan, ulusal devletten ya da başka bir kaynaktan toplumsal eyleyenlere müdahaleler olduğunda sağlandığı bağımlı toplumlarda tersine, istenen haklar bireysel olmaktan çok topluluklara özgüdür ve kişisel özgürlükleri savunacağı yerde daha çok bir modernleşme siyasasına direniş niteliğindedir. O halde bu gerilimin ancak demokrasi karşıtı sonuçlar doğurduğunu; devletin yetkeci müdahaleleriyle toplulukların savunuları arasında paylaşılan, ayrıca devletin sürekli topluluğun söylemini kullanma ve böylece erktekelci bir niteliğe bürünme tehlikesinde olduğu bir toplumda demokrasi diye bir şey olamayacağını söyleyebilir miyiz hemen? Bu soruya verilecek olumlu bir yanıt bizi doğruca şu kaba sonuca götürecektir: Demokrasi ancak en zengin ülkelerde, gezegene ve dünya pazarlarına egemen olan ülkelerde varolabilir. Sade söylemlerde olduğu ölçüde bilimsel söylemlerde de sıkça karşılaşılan bu ve benzeri kesinlemeler, sunmakta olduğum çözümlemeyle açık bir karşıtlık oluşturur. Demokrasinin kişisel özgürlükle toplumsal bütünleşme arasında ya da modern toplumlarda özneyle us arasında bir uyuşma arayışı olduğu düşüncesini savundum; bu da demokrasiyi, ekonomik yeniliğin, yani tarihin araçsal ussallığa giden yolda bir adım gibi görülen bir evresinin özel bir niteliği olarak algılamaktan başka bir şeydir. İlk bakış açısında demokrasi bir seçimdir ve her koşulda karşıt bir seçim, demokrasi karşıtı bir seçim görülebilir ve sıklıkla da gerçekleşir bu; ikinci bakış açısında demokrasi doğal olarak gelişmenin belli bir evresinde belirir ve pazar ekonomisi, siyasal demokrasi ve laikleşme aynı genel modernleşme sürecinin üç yüzüdür. Bu modernleşme kuramına öncelikle demokrasinin "gelişmiş" ülkelerde de ya erktekelci diktatörlükler yüzünden, ya da eşitsizlikleri ve iktidarın küçük öbeklerin ellerinde yoğunlaşmasını destekleyen bir bırakın yapsınlar (laisser-faire) anlayışı yüzünden yoksul ülkelerde olduğu ölçüde, tehdit altında olduğunu belirterek yanıt vermek gerekir; ama asıl söylenmesi gereken, demokratlaştırıcı eylemin ve muhaliflerinin, modernleşmenin dışarıdan olduğu toplumlarda da tıpkı gelişmenin içerden olduğu toplumlardaki gibi, varolduğudur.

(Tanıtım bülteninden)

Bu kitaba video yüklemek ister misiniz?

 

Yorumlar


Bu kitaba ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Yorumunuzu ekleyin

Bu kategorinin çok satanları


Bu kategorinin ilgi görenleri


Bu kitabı alanlar bunları da aldı