Her çarşamba 20:30

 

Yapımcılığını ve yönetmenliğini belgesel sinemanın harika çocuğu Ken Burns’un yaptığı, II. Dünya Savaşı’nı Amerika’daki dört kasabanın ve sakinlerinin gözünden anlatan“Savaş” (The War), on ikinci bölümüyle ekranda...
Berbat Seçenekler
Savaş boyunca 16 milyondan fazla Amerikalı, askerlik yaptı. Bunların büyük çoğunluğu ciddi bir çatışma görmedi. Denizaşırı görevdeki birliklerin %14’ü piyadeydi. Kuzey Afrika, Güney Pasifik veya Avrupa. Hangi cephede çarpışsa da savaşın esas kahrını piyadeler çekti. Her 10 piyadeden 7 tane kayıp veriliyordu. Ve hiçbir eğitimin onları hazırlayamayacağı türden zorluklara dayanıyorlardı.
Müttefikler Batı Avrupa’da Balc Muharebesinde kaybettikleri her karış toprağı 1945 başlarında tekrar geri aldılar. Amerikan ve İngiliz orduları düşman savunma hatlarına yükleniyor, Ren Irmağı ve Almanya’nın kalbine giden bir geçit arıyorlardı. Bu esnada onların müttefiki olan Sovyet birlikleri de batı yönünde ve Nazileri önlerine katmış halde Berlin’e ilerliyordu.
Amerikan birlikleri, Pasifik’te küçük bir volkanik adaya taarruz hazırlığı yapmaktaydı. Savaşın en vahşi yönünün bir simgesine dönüşecek olan bu ada İvo Jima’ydı.
Üç Büyüklerin Tarihi Yalta Konferansı
4 Şubat 1945’te, Üç Büyükler olarak anılan Roosevelt , Çörçil ve Stalin, Karadeniz kıyısında Yalta’da bir araya geldiler. Bir hafta süren uzun görüşmelerin ardından bazı kararlar aldılar. Tarihi Yalta Konferansı dünyanın geleceğini belirleyecek kararlarla sonuçlandı. Üç Büyükler Atlantik Bildirisindeki ideallerini tekrar ettiler. Buna göre Sovyetler tarafından ele geçirilen Doğu Avrupa ülkelerinde savaş bitince serbest seçimler yapılacaktı. Almanya ve Avusturya 3 ayrı işgal bölgesine bölünecekti. Ama önce Almanya’nın yenilmesi gerekiyordu. Naziler hâlâ Doğu Cephesindeki ordularını takviye etmeye uğraşıyorlardı... Stalin, onları durdurmak için Amerikan ve İngiliz hava gücünden yardım istiyordu. Fakat Hitler hala halkına “Direniş” öğütlüyordu. Japonya’yı yöneten militaristler de kaçınılmaz şekilde yaklaşan Amerikan istilasına karşı tüm erkek, kadın ve çocuklara “Ölene dek” karşı koymaları için çağrıda bulunuyordu.

 

Geri Dön