Oğuz Adanır kimdir? 1951 İzmir doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de gördü. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora öğrenimini Fransa'da Paris I Pantheon/SORBORNE Üniversitesi'nde yaptı. " Televizyonun Azgelişmiş bir Ülke Üzerindeki Etkileri" isimli doktora tez çalışmasıyla buradaki eğitimini tamamladı. 1979 yılında Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü'nde, 1985 yılından itibaren Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü'nde öğretim elemanı olarak çalışmya başlamış, 1988 yılında doçent, 1994 yılında profesör olarak atanmıştır. Halen Dokuz Eylül üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü'nde Bölüm Başkanı olarak görevine devam etmektedir. Senaryo Yazarlığı ve Sinema Göstergebilimi'nin yanı sıra Türkiye'de ilk kez Simülasyon Kuramıyla ilgili dersler vermiş Jean Mitry, Christian Metz ve Jean Baudrillard gibi dünyaca ünlü kuramcıların Türkiye'de tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. Yazarın Sinema, İletişim ve Kültür konularında yayınlanmış pek çok araştırma, incelemesinin yanı sıra; "İşitsel ve Görsel Anlam Üretimi", " Sinemada Anlam ve Anlatım", Kültür, Politika ve Sinema"," Çağdaş Türk Toplumu ve Kültürü Üzerine İronik Bir Varsayım", "Eski Dünya'ya Yeni Bir Bakış "Kuramsal Bir Deneme" Kitap I-II-III", son olarak " Kapitalizmin Öncesi Evrensel Kültür/ Zihniyetten Günümüze/ Osmanlı ve Ötekiler" gibi özgün çalışmaları; "Sinema Estetiği ve Psikolojisi"(Jean Mitry), "Sessiz Yığınların Gölgesinde ya da Toplumsalın Sonu"(Jean Baudrillard),"Faucault'yu Unutmak"(Jean Baudrillard), "Üretimin Aynası"(Jean Baudrillard), "Simülakralr ve Simülasyon"(Jean Baudrillard), "Sinemeda Anlam ve Anlatım Üzerine Denemeler"(Christian Metz) gibi çevirileri vardır. Antropolojiden Psikanalize, Göstergebilimden Sosyolojiye, Ekonomi ve Tarihten Simülasyon Kuramı ve Dilbilime kadar uzanan geniş bir yelpazede bilimsel bir bilgi birikimine sahip olan bir yazar ve bilim adamı.


Oğuz Adanır bu kitapları tavsiye ediyor

Akademik yaşantımın hemen hiçbir döneminde kendimi zenginleştirmek ya da zamanı iyi değerlendirebilmek amacıyla kitap okumadım. Geriye dönüp baktığımda hep kafamda oluşan soruların yanıtlarını bulabilmek amacıyla kitap okuduğumu, ancak bu yanıtları gelişigüzel bir şekilde değil benim ilgimi, dikkatimi çekebilen düşünür ya da yazarlarda bulmuş olduğumu görüyorum. Kitap okuma konusunda bana göre en önemli sorun doğru sorular sorabilmektir. Bunu başardığınızda o soruların yanıtlarını doğrudan ya da dolaylı bir şekilde vermiş olan yazarları bulabilmek için bir hafiye gibi çalışmaya başlıyor ve bir dip nottan, bir kitaba, bir kitaptan bir yazara oradan da sormuş olduğunuz sorunun yanıtına ulaşabiliyorsunuz. Bazen üç satırlık bir yanıt için 500 sayfalık bir metin okumanız gerekebiliyor! Kitap okumak için öğrenmeyi ve araştırmayı tutku düzeyinde sevmek gerek. Zaten böyle bir süreci izleyerek kitap okuduğunuzda hem kendinizi zenginleştirmiş ve zamanınızı çok iyi bir şekilde değerlendirmiş oluyorsunuz hem de okuduklarınızdan yepyeni sonuçlar çıkartabiliyorsanız bunları kitap haline getirerek başkalarının aradıkları sorulara siz de gücünüz yettiğince yanıtlar vermeye çalışıyor ve sizden önce gelenlerden aldıklarınızı sizden sonra gelenlere çoğuyla aktarmaya çabalayıp, bundan büyük bir keyif alıyorsunuz. Bütün bunlar benim için çok önemli kitap okuma nedenleridir. Zira bu şekilde bir kitap okuma sürecinden geçtiğinizde yeryüzünde yaşayan çaresiz bir varlığa benzeyen insanı bu çaresizlikten kurtarmaya çalışan insanlar olduğunu ve sizin yanıtını bulamadığınız, yanıt üretmekten aciz kaldığınız soruların yanıtlarını başka insanların bulmuş olduğunu görmek insanda yaşama ve öğrenme isteğini tetikliyor. Siz de bu sürece katılmayı ve düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşarak onlara yardımcı olmayı arzuluyorsunuz. İnsanın sorunlarına metafizik güçlerin değil yalnızca insanların yanıt bulabildiğini düşünüyorum. Bu da her şeye rağmen benim dünyaya umutla bakmamı ve olumlu düşünmemi sağlıyor.


23 TL
8.75 TL