Ahmed Arif

Doğumu: 21 Nisan 1927, Diyarbakır Ölümü: 2 Haziran 1991, Ankara
İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır'da tamamladı. Güneydoğu'nun aşiret yapılanması içerisinde büyüdü. Diyarbakır Lisesini bitirdikten sonra AÜ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdi. 1950 yılında TCK'nın 141. maddesine aykırı görüş ve eylemleri olduğu iddiasıyla tutuklandı. Öğrenimi yarıda kaldı. Serbest bırakılınca bir süre plân kopyalama teknisyeni olarak çalıştı. 1952'de bu kez gizli örgüt kurma iddiasıyla tutuklandı. İki yıl hüküm giydi. Cezaevi sonrası Ankara'ya yerleşti. Çeşitli gazete ve dergilerin teknik işlerinde çalıştı. Emekli oldu. Şiirleri İnkılapçı Gençlik, Yeryüzü, Seçilmiş Hikâyeler, Yeni Ufuklar, Papirüs gibi dergilerde yayımlandı. Güneydoğu insanının acılarını, dertlerini anlattığı lirik şiirleri geniş bir kabul gördü. Toplumcu gerçekçi akım içinde yer aldı. Özgün bir şairdi. Tek şiir kitabı defalarca basıldı.
Eserleri
Şiir: Hasretinden Prangalar Eskittim (1968), Yurdum Benim Şahdamarım (2003) MEKTUP: Cemal Süreya'ya Mektuplar (1993) 'Şiire lise sıralarında Haşim, Tanpınar, Tarancı gibi şairlerin etkisinde başlamıştı. 1950'lere doğru Nazım Hikmet çizgisine geçerek toplumsalcı bir havaya girdi. Ne var ki yetişme yıllarından gelen güneydoğu havası, türküler, ağıtlar, masallar onu bambaşka bir bireşime taşıdı. Dergilerde çıkan az sayıda şiiri ilgileri üstüne çekmesine yetti. Cezaevi sonrası Ankara gazetelerinin teknik işlerinde çalışırken şair olarak yeraltında saklanır gibiydi. Şiirlerini kesinlikle ortaya çıkarmıyor, yayımlanmalarına izin vermiyordu. 1960'larla gelen özgürlüğe de güven duymadı. Çeşitli dergilerde daha önce çıkmış bazı şiirlerini, 1967'de 'Soyut' dergisi yöneticileri topluca bastılar. Bunun üzerine ertesi yıl şairin izniyle kitabı yayımlanarak büyük bir ilgi gördü. Ama bunu başka kitaplar izlemedi. Ahmed Arif artık şiir yazmıyordu. Gazetecilikten emekli olduktan sonra da ortalara çıkmadı.' (Memet Fuat, Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, 2. c., s. 649)

Yazarın yaşam öyküsü için tıklayınız