Malraux bu anı kitabını, ressamın ölümünden kısa bir süre sonra Picasso’nun eşinin isteği üzerine kaleme aldı. Obsidiyen Kafa’da, sanat dünyasının en büyük isimlerinden birinin özel bir portresini okurken, Malraux ile Picasso arasında gerçekleşen, sanatın önemine dair samimi bir sohbete de tanık olacaksınız.

Bu sohbette Picasso ile Malraux, Malraux’un ortaya attığı bir kavram olan Düşsel Müze’den ve burada yer alacak her bir eseri neden seçtiklerinden söz ediyorlar. Bu değerli kitap, insanın kendi müzesini düşünmesine olanak sağlıyor.

Bir dönem Fransa Kültür Bakanlığı görevinde bulunmasının yanı sıra, bir filozof ve bir romancı da olan Malraux, bu kitapla Picasso’nun yaratıcı zihninin labirentlerinde dolaşıyor. “Aynadan geçen bulutlar donup kaldı; obsidiyen, onların külrengi fonlarında ışıyordu. Sel gibi yağan yağmurun, dev vitraya sürüklediği bir kâğıdın sesi geldi dışarıdan. Fırtınanın bahçeden kovduğu yerliler içeri girdi; uyuşuk kalabalık aynadan geçti. Ölen yerliler, kasvetli simgelere kayıtsız, önceleri dinozorların üzerine yağan yağmurla birlikte, ölü yerlilerin kutsal iminin önünden geçiyordu.”

Kategori Anı-Günlük-Mektup
Cilt Türü Karton Kapak
Basım Tarihi: Nisan 2006
Basım Yeri: İstanbul
Baskı Sayısı 1
Ebat:
Dil: Türkçe
Kâğıt Türü: 2. Hamur
Sayfa Sayısı: 208
Barkod: 9789752892996
ISBN: 975-289-299-X
Andre Malraux

(1901 - 1976): Fransız yazar. Paris'ta doğdu. Bir bankacının oğlu idi. Anne ve babası boşanınca annesi ve anneannesi büyüttü. 17 yaşında lise öğenimini yarım braktı. Yayınevlerinde ve kitapçılarda çalışmaya başladı. Arkeoloji, sanat tarihi ve Çin edebiyatı üzerine okudu. 1920'de kübik şiir üzirine denemesini, bir yol sonra da Lunes en Papier (Kağıttan Aylar) adlı hikâyesini yayınladı. Aynı yıl Alman Clara Goldshmidt'le evlendi. Eşiyle Çinhindi, Kamboçya ve Laos Fransız sömürgelerine seyahate çıktı. 1925'te Vietnam'da komünist hareketlere destek için bir gazete çıkardı. 1926'da Çin'de komünistlere yardım etti. Paris'e dönünce Uzakdoğu'da yaşadıklarını iki kitapta anlattı. 1927'den itibaren Gallimard Yayınevinin müdürlüğünü yürüttü. 1928'de Çin'deki komünist hareketleri anlatan Les Canquérants (Fatihler), 1930'da Çinhindi üzerine La Voie Royale (Krallık Yolu), 1933'te yine Çin'deki komünist-milliyetçi çekişmesini anlatan La Contition Humaine (İnsanlık Durumu) romanlarını çıkardı. Bu üçüncü romanıyla Goncourt Ödülünü aldı. 1935'te Le Temps du Mépris (Aşağılama Zamanı) romanıyla Avrupa'daki faşizm tehlikesine dikkati çekti. 1936'da İspanya iç savaşında 'Cumhuriyetçiler”in yanında komutan olarak çarpıştı. İki defa yaralandı. 1938'de yazdığı L'espoir (Umut) adlı romanında İspanya iç savaşını işlemiştir. 1940'tan sonra Nazilere karşı savaştı ve aynı yıl Almanlara esir düştü. Almanların elinden kaçarak direniş hareketine katıldı. La Lutte Avec L'Ange (Melekle Savaş) romanı bu dönem hakkındadır. Romanın ikinci kısmını Gestapo yok etmiştir.

İkinci Dünya Savaşından sonra ideolojilerin insana mutluluk getirmediğini görünce komünistliktan vazgeçti. 1945-1946'da De Gaulle hükûmetinde İstihbarat Bakanlığı, 1959'da Kültür Bakanlığı yaptı.

Malraux, 20. yüzyılın önemli yazarlarındardır. Kültür felsefesi ve sanat üzerine de eserler vermiştir.

Birçok eseri Türkçeye çevrilmiştir.

Kullanıcı Yorumları

Henüz hiç yorum yapılmadı.

Yorum Yap

Yorum yapmak için kullanıcı hesabınızla giriş yapmalısınız!

Giriş yapmak için lütfen tıklayınız.